İlk Yarıda Beşiktaş !
Aralık 28, 2009 by OutKast
Filed under Beşiktaş Makaleleri

Geçen sezonun çifte kupalı şampiyonu bu seneye iyi başlayamadı.Buna etken olarak daha önce de değindiğimiz gibi yanlış transfer politikaları,yönetimsel eksiklik,ve yeni sezondaki sistemin oyunculara bol gelmesi etki etti.Özellikle bu sezonda alınan oyuncuların da verimsizliği ardı ardına beklenmedik sonuçları getirdi.
Oysa lig bitişinde taraftarlarıyla futbolcularıyla, yönetimiyle, teknik ekibiyle bir bütün olmuştu Beşiktaş fakat alınan kötü sonuçlar bir anda rüzgarın ters esmesine sebep oldu. Ligin belli periyodunda ciddi bir performans sergilemese de aldığı sonuçların etkisiyle olumlu bir hava yakaladı Kartal’ım.Şimdi takımdaki oyuncuların performanslarını inceleyerek birlikte bir analiz yapalım.
Rüştü Reçber: Geçen sezonda gelen şampiyonlukta pay sahibidir Rüştü.Bunu inkar edemeyiz ama bu sezon inişli çıkışlı performansı nedeniyle taraftarlardan tepki aldı.Kalitesine,geçmişine yakışmayacak hataları sıkça yaşayarak geçen sezonun etkisinden çıkamadığı gözlemlendi.Son dönemde ardı ardına gelen sakatlıklar futbola konsantre olmasına engel oldu.
Hakan Arıkan: Beşiktaş’ın sakatlıktan yana dertli diğer ismi de Hakan. Rüştü’ye alternatif olarak her zaman kulübede bekleyen görev verildiğinde bazen kötü goller de yese elinden geleni yapan bir isim. Son yaşadığı sakatlık ve iyileşme süreci onun kaleye geçmesine mani oldu. Kısa sürede sahalara dönmesi beklenirken bence sağlık kurulunun özensizliği nedeniyle dönüşü daha da uzadı. Sakatlık belasından kurtulsa formsuz Rüştü’den kaleyi devralır.
Korcan Çelikay: Bu sene kaleden yana sıkıntı yaşayan en büyük takım Beşiktaş. İki as kalecisi sakatlıklarla boğuşurken Bursa maçının yarısında kaleyi devralan Korcan ilk maçında gol yemesine rağmen taraftarın desteğini aldı.Genç olması onun avantajı ve Hakan ve Rüştü ağabeyleri yokken kalede ona çok iş düşeceğe benziyor.Kendisini gösterebilmesi için iyi bir fırsat var elinde.
İbrahim Kaş: İspanya’ya gönderilirken ardına bakarak gitmesine rağmen dönüşü kısa sürdü. Bir sezonluk ayrılığın ardından geldiği eski takımında sağ bek ve orta ikilide görev alması onun çok yönlü bir oyuncu olduğunu belgeledi fakat yaptığı kademe hatalarıyla ah dedirtti çoğu zaman.Hücuma destek vermekte yetersiz kaldı.Hücum yönünü geliştirmeli.Tercihim İspanya’da kendisini kanıtlaması.
İbrahim Toraman : Takımın her zaman askeri. Nerede ne zaman görev verilirse layıkıyla yerine getirmeye çalıştı. İlk yarı boyunca Denizli birçok mevkide denedi İbrahim’i ama bence son maçta sakatlanan Ferrari’nin yerinde bir süre oynar ve Milli Takım’da defansın ortasında denenmesi gereken ve belki de geç kalınan bir isim.
İbrahim Üzülmez: Takımın ağabeyi konumunda. Çarşı’nın taktığı ‘’deli’’ lakabıyla yeri geldiğinde kızılan ve bazen kendisinden beklenmedik performanslar ortaya koyan bir isim. Artık yaşının da etkisiyle eskisi kadar verimli değil. Sezon başında mevkisindeki diğer isim İsmail Köybaşı kendisini zorladı. Belki sezon sonunda ya da en fazla bir sene sonrasında sahalara veda edebilir.
Rıdvan Şimşek: Mustafa Denizli’nin şans vermediği isimlerden. Yaşının genç olması avantajı. Beşiktaş’ın geleceği olarak takıma dahil edildi ama takımdaki tecrübelilerden ve kendisinin yaşadığı sakatlıklardan sonra bir türlü forma giremedi.
Erhan Güven: Takıma sağ bek mevkisine ek kuvvet olarak alındı.Beşiktaş’a gelmesinde ana etken geçen sene Ankaraspor’da ortaya koyduğu etkili oyundu.O da Mustafa Denizli’nin şans tanımadığı isimlerden.Gelecekte kendisinden yararlanılacağı kanaatim.
Matteo Ferrari: Beşiktaş’ın bu seneki en iyi transferi.Gerek profesyonelliği gerek takıma katkısı gerek performansı düşünüldüğünde takımın kötü performansına rağmen ‘’taş gibi ‘’ duruşuyla beğeni kazandı.Takımın az gol yemesindeki en büyük etkenlerden biri.Ligin sonunda yaşadığı sakatlık nedeniyle uzun bir süre yüzünde maskeyle oynaması gerekecek fakat şu bir gerçek :’’Takımın ona ihtiyacı var.’’
İsmail Köybaşı: Takıma gelmesi olay oldu.Ödenen yüksek paraların altında ezileceği söylendi fakat İsmail sergilediği oyunla tüm eleştirmenleri haksız çıkardı ve görevini yaptı.Bence tek eksiği biraz daha savunma yönünü geliştirmesi.Genç yaşı avantajı.Kritik zamanlarda attığı sert ve isabetli şutları tehlikeli.İkinci yarı daha iyi olacaktır.
Tomas Sivok: Geçen sezonki performansından bir şey kaybetmişe benzemiyor. Yeni transfer Ferrari’yle birlikte iyi bir ikili oldu ve defansın ortasında kemikleştiler. Takımın az gol yemesindeki en büyük ikinci etken. Tercihe bağlı olarak defansif orta saha da oynayabilme yeteneği onun takımın jokeri olmasını sağladı.
Erkan Zengin: Adapte sorunu yaşadı ve Denizli’den yeteri derecede şans bulamadı. Erkan 1.5 senedir takımda fakat oynadığı maç sayısı neredeyse yok denecek kadar az. Denizli’nin hazırlık maçlarında bile şans vermediği isimle devre arasında ya da en geç sezon sonunda yollar ayrılacağa benziyor.
Rodrigo Tabata: Takımın 10.5 numarası fakat sergilediği oyunla 0.5 numara bile değil. Transferin son güne bırakılması, yüksek maliyeti ve maçlarda ortaya koyduğu düşük performansı nedeniyle herkesin tepkisine yol açtı. Denizli’nin kendisini son maçlardaki eksikliklere rağmen ilk 11’de düşünmediği açık.Devre arası kiralanması gündemde.
Uğur İnceman: Uzun süredir takımda olmasına rağmen istenen patlamayı yapamaması nedeniyle sıkıntılı. Oynadığı maçlarda verimsiz ve göze hoş gelmeyen oyunu nedeniyle tepki çekti.İlk yarıdaki maçlarda gereksiz yere yaptığı paslarla taraftardan geçer not alamadı.Orta sahadaki alternatiflerinin yabancı olmasının kurbanı.
Matias Delgado: Delgado takımın kötü gidişi nedeniyle ikinci yarıda üstün bir performans beklenen oyuncuların başında. Yaşadığı sakatlık nedeniyle uzun süredir takımdan ayrı olması dezavantajı. Geçmişte oynadığı maçlarda saçbaş yoldurmasına rağmen bu sene Denizli kendisinden verim almakta kararlı gibi görünüyor. Yabancı kontenjanındaki fazlalık nedeniyle yapmış olduğu davranış takdir kazandı. Hazır gelmesi halinde belki kıpırtı olur takım içinde fakat bana göre Delgado bal yapmayan bir arı.
Rodrigo Tello: Geçen sezon gelen şampiyonluğun mimarlarından Tello’da da bu sene gözle görülür bir düşüş söz konusu. Bunda en büyük faktör sanırım sezon başında yapılan transferlere verilen yüksek paralar. Kendisinin takıma katkısı genel manada vasattı ilk yarı. İyi bir Tello gerçekten takıma yararlı olur ama yabancı kontenjanı nedeniyle sıkıntı yaşanabilir.
Yusuf Şimşek: O da takımın etkisizlerinden. İleri uca destek verememesi nedeniyle takım gol atmakta sıkıntı yaşadı. Zor zamanlarda anahtar rolüyle tanınan ve rakip oyuncuların karşısında durmakta zorlandığı Yusuf’un yerinde yeller esiyor. Takımın kötü gidişine o da ayak uydurmuşa benziyor. İkinci yarıda eski Yusuf’tan esintiler görebilir miyiz acaba?
Fabian Ernst: Takımın vazgeçilmezi. Taraftarın ‘’üstün Alman teknolojisi’’ lakabını taktığı Ernst orta sahadaki çalışkanlığıyla tam not aldı. Disiplinli ve ne yaptığını bilen oyunuyla takdir kazanan Ernst tam kısa sürede adına besteler yapılan bir oyuncu. Son maçlarda takımın gol bölgelerinde yaşadığı sıkıntıya da çare olmak isterken ortaya koyduğu performans düşse de ikinci yarı takımın en büyük artısı olacak.
Michael Fink: Mustafa Hoca’nın ilk maçlarda pek şans tanımadığı Fink gösterdiği performansla orta sahada vatandaşı Ernst’le iyi bir ikili oluşturdu. Birbirlerinin açıklarını iyi kapatan iki oyuncuyla birlikte defanstaki Sivok-Ferrari dörtlüsü Denizli’nin vazgeçilmezleri oldular. İkinci yarıda da göstereceği aynı performansıyla orta sahanın iki ismi hazırdır.
Ekrem Dağ: Takımın diğer formsuz isimi. Birden fazla mevkide görev alması onun en büyük artısı ve hızı nedeniyle takımda yer alıyor. Yapmak isteyip de yapamadığı birçok şey var. Bir süre kendisinin her maçta farklı mevkide oynaması taraftarların başını döndürse de iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok. İkinci yarıda kendisinden daha fazla verim alınmalı.
Serdar Özkan: Serdar takımın öz evladı fakat senelerdir oyununun üzerine bir arpa boyu bile koyamaması onu ilk 11’den uzak tutuyor.Manchester United maçında kaçırdığı pozisyon gerçekten onun için bir fırsattı.Bilindik çok koşan fakat etkisiz oyunu taraftarların bir kısmından tepki çekmeye devam ediyor.Denizli’nin ilk tercihleri arasında değil.Bence şansını farklı bir kulüpte değerlendirmeli.
Nihat Kahveci: Takımın diğer öz evladı fakat görüldü ki eski Nihat’tan eser yok.Yaşadığı uzun süreli sakatlıklar ve formsuz geçen sıkıntılı bir sürecin ardından Yıldırım Demirören’in geri dönüş çağrısını yanıtsız bırakmayarak sezon başında alkış aldı ancak bu sakatlıkların etkisinden kurtulamadığı her oynadığı maçta kendisini gösterdi. Sezon başında askerliği,sakatlığı derken kamp dönemini kaçırması gol yollarında etkisiz kıldı Nihat’ı.Denizli’nin ise onu kazanabilmek adına ilk 11 başlatmasında ısrarcı olması taraftarların İnönü’de öz evladına ‘’yuh’’ çekmesine neden oldu.
Mert Nobre: Takımın en pahalı gol atamayan forveti. Son golünü bir sene önce attıktan sonra son maçlarda bir gol atan Nobre’nin düşük performansının nedeni anlaşılamıyor. Takım içinde kaptanlık pazubandını takan ismin böyle bir oyun oynaması yoğun tepki çekiyor. Denizli’nin en kısa sürede ileri uçtaki bu duruma el atması gerekli. Aksi halde ikinci yarıda da taraftarlar çok ah çekeceğe benziyor.
Rogerio Bobo: Gidecek mi, kalacak mı tartışmaları sezon başında çok yapıldı O’nun için. Kafasını transfere vermesi nedeniyle sıkıntılı bir süreç yaşadı. Bobo’nun yapısında sezona hızlı başlamak yoktur,geç açılır ve son maçlara doğru gollerini atmaya başladı ve şuan takımın 6 golle en fazla gol atan oyuncusu.Gol sayısını arttırması gerek en kısa sürede.İyi bir Bobo’nun takıma katkısı tartışılmaz.
Filip Holosko: Yaşadığı sakatlık büyük bir sıkıntı oldu onun için. Şampiyonluğun geldiği bir sezonun ardından Holosko’dan iyi bir performans bekleniyordu fakat sakatlık belası yakasını bırakmadı. Şuan ki gol sıkıntısına çare olabilirdi. Kısa sürede tekrar sahalara dönmesi kendisi adına tek temenni.
Batuhan Karadeniz: Takımın gol yollarında yaşadığı sıkıntılar ve sakatlıklardan sonra Batuhan’a iyi bir fırsat doğmuştu fakat ihtiyaç anında bir bakıldı ki Batuhan kayıplarda. Aldığı kilolar nedeniyle eleştirilen ve sahada değil saha dışında çok fazla konuşulan Batuhan’ın Mustafa Denizli’yle de yıldızı barışmadı. Deplasmandaki Manchester United maçında oyuna girdikten kısa süre sonra gördüğü sarı kart bu takımda daha oynayamayacağının göstergesi. Çalışmalı, çalışmalı ve sadece çalışmalı.
Sonuç: Beşiktaş çok zor gol yiyen bir takım. Lig standartlarında Beşiktaş’a gol atabilecek bir takım yok denecek kadar az diyebiliriz fakat hepimizin de bildiği bir gerçek var ki ‘’maçlar gol atılmadan kazanılmaz.’’Anlam veremediğim nokta şu ki : Yıllardır Türk futboluna damga vurmuş bir teknik direktör olan Mustafa Denizli’nin ortaya çıkardığı ‘’hücum futbolu ve yediğinden fazlasını atarsan kazanırsın’’ mantığının geldiği son noktadır. Özellikle Beşiktaş’taki oyun anlayışı bu tarzının çok değiştiğinin bir göstergesi. Sözün kısası umarım Beşiktaş’ın gol sorununa çözüm ikinci yarıda bulunur ve bu çözüm takımın gol yememe alışkanlığını kaybetmesine neden olmaz.
Doğan DURSUN/Besiktashaber.NET
Kenan Öner’den açıklamalar
Aralık 27, 2009 by Cagla
Filed under Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Kenan Öner, Rüştü Reçber ve Hakan Arıkan`ın yokluğunda son iki maçta görev yapan, ancak yediği gollerle büyük eleştiri alan kaleci Korcan Çelikay`a sahip çıktı.
Kulüpte 25 ve 50. yıllarını dolduran üyelerin plaket aldığı törene katılan ve burada 25. yılını doldurarak rozet takan Kenan Öner, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Öner, genç kaleci Korcan`ın yanı sıra yüksek maliyetine rağmen beklenen performansı göstermeyen Tabata`ya da destek verdi.
Korcan`ın iyi bir kaleci olduğunu belirten genel sekreter Öner, “Korcan şansız maçlar oynadı. Yediği goller Korcan`ın kötü bir kaleci olduğunu göstermez. İyi bir kaleci. Bu durumlarla tüm kaleciler karşılaşır. Hatalı goller yenilerek iyi kaleci olunur. Real Madrid`de Casillas, Barcelona`da Valdes de aynı süreci yaşadılar. Ama iyi kaleci oldular. Korcan`a yüklenmemek lazım“ dedi.
Transfer konusunda soruları yanıtlayan Kenan Öner, şunları söyledi:
“Maçlar daha yeni bitti. Şu anda hasar tespiti yapıyoruz. Kaleciler açısından şansız bir dönem yaşadık. Umulmayan şeyler oldu. Hakan`a nazar değdi. Trabzonspor maçından sonra yaşanan sakatlığı Allah kimseye yaşatmasın. Peşinden Rüştü`nün sakatlığı oldu. Tabii ki kalede zafiyetimiz var. İki kalecimiz sakat görünüyor. Bu hafta olay biraz daha belirlenecek. İhtiyaç varsa, bir kaleci durumu olacak mı olmayacak mı diye teknik heyet bize bildirecek. Ondan sonra bakacağız.“
Takımda kalacaklar veya gidecekler konusundaki sorular üzerine Kenan Öner, “Hocanın tespitinden sonra hangi oyuncuları elimizde bulunduracağız, onlar netlik kazanacak. İsmi gündeme gelen arkadaşlar dışındaki oyuncularla ilgili de talepler gündeme geliyor. Teknik direktörümüz başkanla bir görüşme yaptı. Ama neticelenmedi. Biz de kadroda düşünülmeyecek oyuncuların oynayacakları kulüplere gitmesini isteriz“ diye konuştu.
Öner, Beşiktaş`a transfer olacağı gündeme gelen Manisasporlu Sezer Öztürk konusunda ise bir gelişmenin olmadığını dile getirdi.
Takımla ilgili durumların kamp çalışmaları neticesinde netlik kazanacağını kaydeden siyah-beyazlı takımın yöneticisi, “Sakatların durumuna bakılacak. Kimin ne kadar hazır olduğu, ikinci yarı kimin ne kadar faydalı olacağı kamp çalışmalarında ortaya çıkacak. Antalya`daki çalışmaların ardından yabancı oyuncu konusunda da durum ortaya çıkar. Ocak`ta bir aylık süremiz var. Bu konuda teknik heyetimiz en doğru kararı verecektir“ dedi.
-“TABATA İYİ FUTBOLCU“-
Kenan Öner, Gaziantepspor`dan transfer edilen, ancak istenen performansı gösteremeyen Brezilyalı oyuncu Tabata`nın ise iyi futbolcu olduğunu söyledi.
Ligin ilk yarısında gerçek Tabata`yı göremediklerini kaydeden Öner, “Kendisini gösteremedi. Ama bu Tabata`nın kötü futbolcu olduğunu göstermez. Kendisi iyi futbolcu. Belki üzerinde baskı vardı“ dedi.
Sakatlığı nedeniyle sözleşmesi dondurulan Delgado`ya değinen siyah-beyazlı kulübün yöneticisi, “Dün sağlık kurulu başkanımız bir açıklama yaptı. Kurul başkanımız, Delgado`nun şu anda tam beklenen çizgide olmadığını söyledi. Ama kamp dönemindeki çalışmaların ardından Delgado ile ilgili durum ortaya çıkar“ diye konuştu.
Beşiktaş`ın iyi bir kadroya sahip olduğunu vurgulayan Öner, “Geçen sezon Ernst ve Yusuf`u aldık. Bu sezon kadro daha iyi. Yine de kadro konusunda teknik heyetten talep olursa değerlendiririz. Ama aman aman bir ihtiyaç olduğu gözükmüyor“ dedi.
Kulüpte üye olarak 25. yılını dolduran Kenan Öner, bu konuda ise şunları söyledi:
“Böyle şerefli bir camiada 25, hele hele 50 yılı doldurup rozet ve plaket almak çok önemli. Allah herkese, her Beşiktaşlıya bunu nasip etsin. Anlamlı bir gündü. Böyle bir gün için üyelere sözümüz vardı. Bu sözü yerine getirdiğimiz için ayrıca mutluyuz. İnşallah hep böyle anlamlı günlerde bir araya geliriz. Ben de 25. yılımı doldurup, onurla rozetimi aldım. Beşiktaş`ta yöneticilik yapmak insan hayatının öz geçmişinde çok önemli. Ama rozet ve plaket almak onun kadar önemli ve onurlu.“
İsmail’i Manchester’e karşı oynatan kim?
Aralık 27, 2009 by Cagla
Filed under Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş Teknik Direktörü Denizli, gençlere şans vermemekle suçlanacak son kişinin kendisi olacağını ileri sürerek, “İsmail`i Manchester`a karşı oynatan kim” diye sordu
Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli`nin Sergen Yalçın`ın istifası öncesi yaptığı açıklamalara çok üzüldüğü öğrenildi. Sergen`in bu çıkışı sonrası A2 takımından bazı oyuncuları devre arasında Antalya`da yapılacak kampa götürmeye karar verdi. A2 takımının bazı maçlarını izlediğini belirten Denizli`nin, Sergen Yalçın`ın açıklamalarını üzüldüğünü, “Antalya kampına forvet Ali Kuçik ve Can Erdem ile kaleci Umut ve Rasim`i devre getirmeyi planlıyordum. Burada verim aldığım isimler 2. yarı A Takım kadrosuna alabilirdim. Sergen`in bu açıklamaları erken oldu” dedidiği ifade edildi.
İSMAİL`İ MANCHESTER`E KARŞI OYNATAN KİM
l Gençlere şans vermemekle suçlanacak son kişinin kendisi olacağını vurgulayan tecrübeli hoca, “Sergen unutmasın ki A2 takımlarının ligi ile Süper Lig`in yapısı çok farklı. 45 yıldır futbolun içindeyim. Genç futbolcuların psikolojisini Sergen`den çok daha iyi ben bilirim. Unutulmasın ki 18 yaşındaki İsmail Köybaşı`nı Manchester United maçında ilk 11`de sahaya süren de benim. Sergen`in çıkışı ani oldu. Onu milli takıma alan hocası olarak çok üzüldüm” dediği öğrenildi. Tecrübeli teknik adamın bu çıkışına rağmen Sergen`e küsmediğini belirterek, “Bunları onun gençliğine veriyorum. Herkes emek verdiği oyuncuların yükselmeleri görmekten mutluluk duyar. Sergen de bunu görmek istediği nedeniyle böyle konuşmuş olabilir” diye konuştu.
SERGEN YALÇIN NE DEMiŞTi
Beşiktaş A2 takımının başında bulunan Sergen Yalçın, önceki gün NTV Spor`da yaptığı açıklamada A takım hocası Mustafa Denizli`yi sert bir şekilde eleştirmişti. Denizli`yi genç oyunculara şans vermemekle suçlayan Sergen, “Galatasaray`a 9, Fenerbahçe`ye 13 puan fark attık. Ancak kimse dönüp bu oyunculara bakmıyor bile. Manisa`yla oynanan kupa maçına Necip götürülüyor ama 18`e bile alınmıyor. Bu nasıl iş? Böylesine bir karşılaşmada nasıl genç oyuncular forma bulamaz. Bakın Trabzon`la oynanan kupa mücadelesinde Galatasaray kaç tane altyapıdan genci oynattı. Mustafa Hoca maalesef gençlere şans vermiyor ve önlerini tıkıyor. Altyapıyla ilgilenmiyor. Bu şekilde görevi sürdürmenin bir anlamı yok. Bu yüzden de istifa ediyorum” demişti. Sergen`in istifasını geçtiğimiz hafta yönetime sunduğu ancak kabul edilmediği öğrenildi. Sergen, iyi giden A2 takımında bir değişiklik istemeyen yönetimin ısrarına rağmen geri dönmeyeceğini de ifade etti.
Toraman “Tamam.” dedi
Aralık 27, 2009 by Cagla
Filed under Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş ile milli futbolcu prensipte anlaştı. Siyah-beyazlı yönetim, önümüzdeki hafta da Hakan Arıkan ile masaya oturacak
Beşiktaş`ta İbrahim Toraman ile yönetim arasındaki görüşmelerde prensip anlaşmasına varıldı. Sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan milli futbolcu kendisine yapılan 2+1 yıllık anlaşmaya “Tamam” dedi. Beşiktaş adına görüşmeleri yöneten Asbaşkan Ertunç Soğancıoğlu, İbrahim Toraman ile bir süredir yaptığı pazarlıkları mutlu şekilde noktaladı. Toraman`a bir yıl için 1 milyon 350 bin euro verileceği öğrenildi. Resmi açıklamanın yılbaşı sonrası yapılacağı öğrenildi.
BOBO BİLDİRİLDİ
Konuyla ilgili olarak İbrahim, “Benim Beşiktaş ile gönül bağım var. Orta bir noktada uzlaşacağımıza hep inandım” diye konuştu. Bu arada siyah beyazlı yönetim Hakan Arıkan ile de önümüzdeki günlerde masaya oturacak. El bileğinden ikinci kez ameliyat olan Hakan Arıkan`a da 3 yıllık anlaşma önerilecek. Öte yandan Bobo`nun uzatılan sözleşmesi (opsiyonlu) federasyona bildirildi.
Kısa Bir Değerlendirme
Aralık 24, 2009 by OutKast
Filed under Beşiktaş Makaleleri

Ne umutlarla başlamıştık yeni sezona , gecen senin 2 kupa şampiyonu Beşiktaş sahalara inecekti. Güzel bir yaz geçirmiştik her yerde kutlamalar eğlenceler yaz boyunca devam ediyordu. Kuru çeşme arenada yapılan kutlamalarda bu eğlence zirveye doğru çıkmştı, hata oraya gelen Beşiktaşlılar quaresma diye inletiyordu arenayı. Lig öncesi Beşiktaş hazırlıklarını Ümraniye de tamamlayıp Barış kupası için ispanyaya giden karakartallar lyon ve porto yapılan hazırlık maçları taraftarına umut vermişti. Sonra dan gelen Süper kupa maçı yenilmemize rağmen herkes takımdan umutluydu. Ligler başladı takım iyi mücadele ediyor ama gol yollarında ki sıkıntı herkesi derin derin düşündürmeye ve rakiplerimizin 8 de 8 , 6 da 6 yapması karakartalla gönül veren taraftarların şampiyonluk gidiyor düşüncesi kaplamıştı. Peşpeşe gelen galibiyetler takımın bazı bölümlerde iyi futbol oynaması ve Eskişehir, Trabzon, Sivas ve Fenerbahçe galibiyetleri taraftarı birden heveslendirdi. Ardından gelen ManU galibiyeti bir pastanın kreması gibi geldi Beşiktaş’a gönül verenler için..
Sonra dan oynan 5 maçın kazanılamaması herkesin üstüne karabulutlar gibi çökmüştü, oynan kötü futbol alınan skorlar ACABA sorusunu yine akıllara getirmişti. Taraftarlar için tekrar sıkıntı günler başlamıştı, peki niye bu takım bu kadar istikrarsız bir görüntü içinde!!!!
1: herkes bunu bilmeli ki oyuncu kalitemiz çok düşük…
2: yapılan transferlerin hiç birinde tam verim alamadık( Ferrari hariç)
3: Nihat a verilen yüksek miktardaki para diğer oyuncular için sıkıntı oluştu( basta tello bobo)
4: yapılan transferlerin yanlış olması ve gönderilen oyuncular kadar kaliteli olmaması
5: Mustafa denizlinin takıma eskisi kadar kendini verememesi… vs vs
Futbol 3 neticeli bir oyundur kazanmakta var kaybetmekte , artık bizler kendimize bakmalıyız ve bu soruyu kendimize sormalıyız : BİZ KİMİZ.??? Bizden başka dostu olmayan Beşiktaş’ı 3 kuruşluk karaktersiz kişilere bırakmamalıyız netice ne olursa olsun. Tabi ki de tenkitlerimizi yapacagız bu bizim en doğal hakkımızdır. Ama Beşiktaş a yakışır şekilde olacak bu tenkitler (bjk bu maçta yenilir cinsinden degil). Kısacası herkes gibi büyük umutlarla başlamıştık yeni sezona umudumuz hala devam ediyor kimilerin çok kimilerin az buna saygı duyarız. Bu Beşiktaş bizim HERŞEYİMİZDİR bu sezon bu futbolcularla geçecektir biz taraftarların yapacağı tek İŞ bu takımı her sonuçta desteklemesidir. Bunun için takıma köstek olmayalım destek olalım..
Tekin Karçik / BesiktasHaber.NET
Devre Arası
Aralık 24, 2009 by OutKast
Filed under Beşiktaş Makaleleri

Son zamanlarda yine hüsranla sona eren bir maç yaşadık kupadaki Manisa maçında. Oyun tarzında yaşanan sıkıntılar, oyuncuların tam konsantre olamamaları ve takımdaki eksiklerin bu mağlubiyette büyük etkisi vardı ama sen Beşiktaş isen böyle bir oyun oynamaya hakkın yok. Şanssızlık bir yerde kabul edilebilir,formsuzluk da bir nebze tolere edilebilir futbolda ama bu kadar kötü bir oyun yapısı kabul edilemez.
Bence devre arası takım için iyi gelecek tabiî ki öncelikle takımın liderinin Mustafa Denizli’nin konsantre olması gerek.Sezon başında olduğu gibi Çeşme’deki yazlıkta kuru fasulye& pilav yemekle takım idare edilmez.Hepimiz biliyoruz bu hikayeyi.Diğer takımlar harıl harıl sezona hazırlanırken son şampiyon Beşiktaş’ın hocası takımıyla ilgilenmenin, eksiklerini nasıl giderebilirimin cevaplarını aramak yerine Çeşme’de keyif sürmüştü deniz kenarında.Bunun sonucu olarak da kanaatimce takıma gerekli takviyelerin yapılmasında geç kalındı ve hazırlık aşamasında da çok eksikler vardı.Öyle ki sezon başında Türkiye Süper Kupası maçına takvimin karışması nedeniyle belki de paf takımla çıkmak zorunda kalacaktı koskoca kulüp.Bunlar gerçekten kötü gidişe davetiye çıkaran gelişmeler ve beklenen performansı niçin gösteremediğinin kanıtıdır.
Öyle ya da böyle devre arasına ulaştık bildiğimiz gibi ve bu süreçte artık Kartal’ın kanatlarını yukarı doğru çırpma zamanı gelmiştir.Yani Beşiktaş’ın F5 tuşuna basmalı artık.Yapılabilecek birkaç düzenlemeyle bu takım geçen seneki havasını birkaç galibiyetle yakalayabilir.Bu aslında o kadar da zor değil.Düşüncem takıma bir takviyenin yapılması yönünde değil şuan için çünkü takımda zaten lig maratonunu kaldırabilecek belli oyuncular var.Burada ana nokta ilk etapta bu oyuncuların eski form grafiklerini yakalayabilmelerini sağlamaktır.Bu oyuncular arasında bence Tello,Bobo,Nihat,Ernst (son maçlarda üzerindeki yoğun yük nedeniyle performansının düştüğü kanaatindeyim) ve biraz da Ekrem’in geçen seneki performansını yakalamasıdır.Zaten elimizde şuan tam bir görev adamı Sivok,İsmail Köybaşı, İbrahim Toraman ve Fink gibi oyuncular mevcut ve bu oyuncular belli bir standartta performans sergiliyorlar..Bu oyuncuların yanına ek güç olarak kulübeden gelecek ekstra kuvvetleri de eklersek örn. Yusuf gibi bu takım lig yarışında söz sahibi olacaktır..
Tüm bunların yapılabilmesi için ana nokta bu oyuncuları eski performanslarına kavuşturmaktır.Bunu yapabilmek için yoğun bir mesai harcanması gereklidir.Aynı zamanda yapılması gereken bir şey daha olduğunu düşünüyorum o da geçen sezonki oyun sistemini sahaya sürmek.Bu sene varolan düzene belli ki oyuncuların alışamadığı ortada..Böyle bir durum varsa eski dost Lucescu’nun klasik deyimiyle oyuncuya göre sistem oluşturmalı.Fakat şahsi fikrim Mustafa Hoca’nın oyun düzenini değiştireceği yönünde değil.
Tüm bunları ve gelişen diğer olayları takip edecek ve durum değerlendirmelerimi yine paylaşıyor olacağım bu satırlarda.Umarım devre arasında Karakartal’ım başını tekrar yukarı doğru kaldırarak kanatlarını hızlıca çırpmaya devam eder ve zirvenin en üst noktasına sezon sonunda ulaşır.
Doğan DURSUN
Besiktashaber.NET
Endişe
Aralık 23, 2009 by OutKast
Filed under Beşiktaş Makaleleri

8 hafta dan sonra Beşiktaş , futbolcuları para alamadığı hatta yönetimi protesto etmek için idmana çıkmayan Diyarbakır spora 2 puan kaybetti. Maç öncesinde herkes de tek düşünce Beşiktaş ın farklı galibiyetiydi. Ama olmadı ne hikmetse 2002-2003 sezonda Beşiktaşın tek mağlubiyet aldığı takım yine Diyarbakırdı. Sizce bir tesadüf mü yoksa Beşiktaş a ters gelen bir rakip mi ?
Maça baktığımızda Beşiktaş ın eski havasında olmadığı rakibi küçümser bir düşünceyle saha çıktığı (tabi ki de futbolcular) yüz ifadelerinde ve rahat hareket etmelerinden belliydi. Peki neden bu küçümseme meydana geldi. Futbolcular bilmiyorlar mı futbol sahada kazanıldığını , rakip kadar mücadele etmesen onlar kadar koşmasan eline gelen liderlik şansını kullanamazsın. Seni diğer rakiplerden ayıran en büyük özelliğin koşman ve mücadele etmen değil miydi, eee o zaman neden diğer maçlar kadar bu maçı önemsemedin….. Hücum hattında ki oyuncular siz ne işe yararsınız , savunma yapan oyunclara hiç mi acımıyor musunuz onlar gol yememek için elinden geleni yapıyorlar peki siz ne yapıyorsunuz yakaladığınız pozisyonları öle cömert şekilde harcıyorsunuz ki bu kaçırılan goller büyük takimın kaçırmayacak gollerdir. Gol tabi ki kaçırılır ama bu kadar da değil hücumcular , en kısa zamanda eski formunuza dönün, dönemiyorsanız bırakında alttan gelen Canlar Aliler ve Orhanlar oynasın…
Peki yazı neden bu kadar karamsar, karamsar değilim Beşiktaş ın arması olduğu her yerde desteklemeye ve sevmeye devam edeceğim. Başarı gelir gelmez hiç fark etmez zaten biz BESIKTASI SEVINMEK ICIN SEVMEDIK.. Korkulacak bir durum var mı derseniz ortada hayır yok sadece küçük bir endişem var. Futbolcular böyle kolay görünen maçları zor bir müsabakaymış gibi hazırlanmalı ve oynamalı..
Saygılarımla ………..
Tekin Karçik / BesiktasHaber.NET
Beşiktaş ile anlaşmak üzere
Aralık 21, 2009 by Cagla
Filed under Beşiktaş Haberleri
5 sezondur Ankaragücü forması giyen ve sözleşmesi önümüzdeki günlerde sona erecek olan 24 yaşındaki milli kaleci Serkan Kırıntılı, Beşiktaş ile anlaşmak üzere. Rüştü Reçber ve Hakan Arıkan’ın sakatlıklarıyla kaleci konusunda büyük sıkıntı yaşayan Beşiktaş, bu mevkiyi Serkan Kırıntılı ile doldurmak istiyor.
Sezon başından bu yana Ankaragücü’nde
sürekli problemler yaşayan ve kaleci Senecky’nin transferiyle gözden düşen kaleci Serkan Kırıntılı ile devre arasında kesin olarak takımdan ayrılacak. Serkan Kırıntılı’ya Beşiktaş ve Trabzonspor’dan teklifler geldiği öğrenildi.
Milli takıma kadar yükselen Serkan Kırıntılı’nın ilk tercihinin Beşiktaş olacağı ve bu konuda görüşmelerin sürdüğü ifade edildi. İki taraf arasında ufak pürüzlerin kaldığı belirtirilirken, genç file bekçisinin büyük ihtimalle ligin ikinci yarısında Beşiktaş forması giyeceği kaydedildi.
Serkan Kırıntılı’nın Beşiktaş ile anlaşamaması durumunda ise Trabzonspor’a transfer olabileceği ifade ediliyor. Başarılı file bekçisi ile Gençlerbirliği’nin de yakından ilgilendiği öğrenildi.
19 yaşında Adanaspor’da forma giyerken o dönem Ankaragücü’nün yardımcı antrenörü olan Mustafa Kaplan tarafından 150 bin TL’ye Sarı-lacivertli ekibe kazandırılan Serkan Kırıntılı, başkent ekibinde büyük bir çıkış yakalarak milli takıma kadar yükselmişti. Zaman zaman hatalı goller yiyen genç file bekçisi üstün refleksleri ve kendine güveniyle dikkat çekiyor.
Maskeli Ferrari
Aralık 21, 2009 by Cagla
Filed under Beşiktaş Haberleri

Başarılı savunma oyuncusu hatta, tıpkı kendisi gibi burnu kırılan Rüştü’ye de, “Maske Rüştü abiyi rahatsız etmiyor” diyerek takılmıştı. Tam Rüştü maskeden kurtulmuşken, Beşiktaş’ta Matteo Ferrari’nin bu koruyucuyu kullanacağı açıklandı. İtalyan savunma oyuncusunun, 15 gün içerisinde düz koşulara başlayacağı kaydedildi.
“Hiç kimse şampiyonluğunu şimdiden ilan etmesin.”
Aralık 21, 2009 by Cagla
Filed under Beşiktaş Haberleri
İstanbul`dan özel bir uçakla İzmir`e giden kafilede Rüştü Reçber, Hakan Arıkan, Batuhan Karadeniz, Ferrari, Nihat Kahveci, Holosko ve İbrahim Kaş yer almazken, A2 Takım kalecisi Rasim Mutlu takımla birlikte İzmir`e gitti. Bu geceyi İzmir`de geçirecek olan Siyah-Beyazlılar, karşılaşma için yarın karayolu ile Manisa`ya geçecek.
Bu arada Atatürk Havalimanı`nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan takım kaptanı İbrahim Üzülmez, Manisaspor`u ligde yenemediklerini vurgulayarak, “Manisaspor maçını kazanarak kupaya galibiyetle başlamak istiyoruz. Geçen sezon kupayı kazandık, bu sezon da aynı başarıyı tekrarlamak istiyoruz” diye konuştu.
Kaptan İbrahim Üzülmez, ligde ilk yarıyı ise şöyle değerlendirdi:
“İlk yarıyı 5. sırada tamamladık. İstediğimiz yerde değiliz. Daha iyisini yapabilirdik, gücümüz ve kapasitemiz de var ama maalesef ilk haftalarda istediğimiz sonuçları alamadık. İkinci yarıda çok maç var. Takım olarak o isteği, birlik ve beraberliğimizi, inancımızı sahaya yansıtırsak istediğimiz sonuçlara ve hedeflere ulaşırız. Hiç kimse şampiyonluğunu şimdiden ilan etmesin. Nasıl geçen sezon puan farkını kapatıp şampiyon olduysak, şimdi de aynı durumdayız.”
Lige verilen aranın kendileri için bir avantaj olup olmadığı yönündeki bir soruya İbrahim Üzülmez, “Son haftada yaşanan sakatlıkları düşünürsek Manisaspor maçından sonra tatile girmek bizim için avantaj. Devreyi en iyi şekilde değerlendirip ikinci yarıya hazır bir halde girmek istiyoruz” yanıtını verdi.
Rüştü ve Hakan`ın yokluğunda kaleyi genç Korcan Çelikay`ın koruyacak olmasıyla ilgili de İbrahim, “Korcan uzun zamandır bizimle beraber, bu onun için de iyi bir şans. Bunu en iyi şekilde değerlendirecektir. Antrenmanlardaki performansını orada da göstereceğine inanıyorum” dedi.

