Son Şampiyon !
Ocak 24, 2010 by OutKast
Kategori: Beşiktaş Makaleleri

Her şey ne kadar güzeldi Mayıs 09’da…Taraftarı, yöneticisi, futbolcusu başarıya odaklanarak keyifli ve bir o kadar da heyecanlı bir sezon geçirmiştik. Ne oldu da sadece 3 ay içinde işler tersine döndü? Son şampiyon 3 aylık içinde nasıl oldu da daha yükseklere tırmanacağına biranda düşüşe geçti? Oysaki taraftar takımdan bu sene çok iyi bir performans bekliyordu. Özellikle çifte kupalı sezonun ardından Avrupa’da oynadığı maçlarda rakibi ısıran, yoran ve istekli bir takım arzuluyorlardı.Bu özlenen Beşiktaş’ın resmiydi.Fakat bir anda sanki işler tersine döndü.O geçen senenin çifte kupalı,vazgeçmeyen,arzulu takımı bir anda sıradan bir takıma döndü.
Burada yanlış neredeydi? Herkes koca bir ilk yarı boyunca bu soruyu düşünmeli ve bu durumun değişmesi için birşeyler yapmalıydı ancak devre arası hazırlık döneminde gördük ki Beşiktaş’ta bazı şeyler değişmiş. Sanki takımda istek arzu kalmamış. İleri uçta problem yine devam ediyor, gol atamıyor. Futbolcular arasında bir huzursuzluk olduğu aşikâr. Takım hücum ederken bilinçsizce paslaşmalar çok fazla var.Ne yaptığını bilen oyuncu sayısı çok az oyuncular içerisinde.Takımın kondisyoneri Stefano’yla teknik heyet arasında da bir problem olduğu belli ki sonunda kendisi takımdan ayrılmış durumda şuan.
Bu kadar problem, sıkıntı varken takımda Beşiktaş’ımın Türkiye Kupası’ndan elenmesi ise tam manasıyla skandal. Elenmek olabilir tabii ki her zaman kupa tek bir takımda olmayacaktır ama sen elenmemek için bir çaba sarf edersin, zorlarsın rakibi,kendi oyununu ortaya koyarsın ardından maçtır bu elenir ya da elersin ona kabuluz hepimiz. Ancak bu kadar başarılı bir sezonun ardından Türkiye Kupası’ndan hiçbir şey oynamadan elenmek hakkı değildir bu takımın. En azından mücadele gücünle hatta formanla o kupada bir üst tura rahatlıkla çıkabilirdi bu takım.
Beşiktaş’ımı bu halde gördükçe her hafta seyrettiğim takımın geçen haftadan daha kötü olduğunu izledikçe içim cız ediyor. Rakiplerimizin takımlarını daha güçlü hale getirmek için aldıkları oyuncuları hepimiz biliyoruz ancak biz ise elimizdekilerin bize yeterli olduğu kanaatindeyiz. Bu durumu anlamış değilim. İleri uca bir oyuncu alınsa kötü mü olurdu bu dönemde? Avrupa piyasasında ismi olan bir yabancı oyuncuyu takıma katabilmek bu kadar mı zor? Şimdi denecek ki yabancı sıkıntısından ötürü elimiz kolumuz bağlı. Delgado gibi bir oyuncu niçin halen bu takımda biri bana bunu açıklayabilir mi? Delgado tamam iyi oyuncu olabilir, Basel’de iyi işler yapmış olabilir ama burası Beşiktaş. Burası Basel’e benzemez. Basel’ de iyi işler yapmış olabilirsin ama burada Basel’deki performansının 2 katını sergilemen gerekir. Açıkçası ben Delgado’nun dümeni eline alıp takımı sırtladığı maç sayısının 10’u geçmeyeceğini düşünüyorum. Gönderemediğimiz ya da verim alamadığımız yabancıları elimizde bulundurmaktansa onları yollayıp gerçekten faydalı olacak oyuncuları takıma kazandırabilmek daha mantıklı değil mi? Yahut elimizdeki değerleri kaybetmeden altyapıdan gelen oyuncuları takıma katabilme becerisini gösterebilmek. Bu bence hem takımın ileriki süreçte mali yapısını olumlu yönde etkiler hem de eski ruhunu tekrar kazandırır.
Sonuçta bu takım hep altyapısıyla övünen bir takımdı özellikle 90’lı yıllarda fakat son zamanlarda genç takımdan A takıma yükselen bir oyuncu neredeyse yok gibi. Var olanların da değeri bilinmiyor, harcanıp gidiyor. Bu takımın öncelikle eski ruhunu yakalaması gerek. Elindeki tek silah olan lige artık sıkı sıkı sarılması gerek ve unvanını koruyabilmek için takım içindeki huzursuzluktan, yönetimsel bozukluktan ve teknik ekibin egolarından kurtulabilmesi gerek. Bunları yapabilmek için önünde iyi bir fırsat var Son Şampiyon’un. O da Genel Kurul. Yapılacak Genel Kurul sonrasında gelecek yeni yönetimle beraber oluşabilecek olumlu bir hava sayesinde takım, taraftar, yönetim, teknik ekip kenetlenerek bu unvanı korumalı. Elindeki değerlere de sahip çıkarak tabii ki…
Doğan DURSUN
Besiktashaber.NET


Yorumlar
Bu yazı hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın.