Beşiktaş Kayserispor Maç Değerlendirmesi
Şubat 28, 2010 by OutKast
Kategori: Beşiktaş Makaleleri

Dün akşam Beşiktaş Kayseri’de final maçına çıktı, lige ya devam diyecekti ya da tamam…Oynadığı futbolla ve almış olduğu bu skorla lige devam deyip,
yarışta bende varım dedi.Gerçeği söylemek gerekirse Kayseri deplasmanında puan bırakacağımızı düşünüyordum, ilk 11′leri görünce bu daha da netleşti kafamda.
Ama öyle olmadı, Beşiktaş herzamanki gibi izleyenleri yanılttı ve Fb, Gs, Ts, Bursa gibi zirveye oynayan takımların puan bıraktığı deplasmandan 3 puanla dönmesini bildi.
Maça fırtına gibi başlayan bir Beşiktaş vardı sahada, futbolcuları hiç bu kadar istekli görmemiştim, hele de Tello’yu.Bu sezonun en iyi maçını çıkardı diyebilirim Tello için, müthiş bir futbol koydu ortaya, takımını bir orkestra şefi gibi yönetti adeta.Hem golünü attı hem attırdı, hem de Bobo’yu birçok pozisyona soktu.Sadece hücumda yaptıklarını için de demiyorum, gördüğü sarı kart bile benim için önemliydi, orda ikili mücadeleye girmesi, topu kapmaya çalışması bile maçı ne kadar istediğinin göstergesiydi.Tello’yla birlikte Bobo’yu da hiç bu kadar istekli görmemiştim, belki önemli gol pozisyonlarını harcadı ama gol için çok çabaladı,
gerek şanssızlık gerekse fazla hırslı olması pozsiyonların harcanmasına sebeb oldu, ama olsun, yeterki Bobo her maç böyle oynasın, koşsun, topu kovalasın, aralara kaçsın,
goller elbet gelir.Ortasahada Ernst’te oldukça iyiydi, son maçlarda performansı düşmüştü ama ben bu maçta beğendim Ernst’i, ortasahayı ayakta tutan isimlerin başında geliyordu.
Savunma elemanları da görevlerini en iyi şekilde yaptı, Kayseri’ye fazla bir pozisyon vermedik, Ferrari-Sivok bir kez anlaşamadı maçta, ligin gol kralı Makakula da affetmedi bu hatayı.
Beşiktaş Kayseri gibi bir deplasmanda 2 gol attı, 4-5 tane de kaçırdı, bu pozisyonların çoğunda da Tello-Bobo ikilisi vardı, yani bu 2 futbolcunun maçı Beşiktaş’a kazandırdığını söyleyebilirim.
İnsan şimdi daha da çok sinirleniyor ama, Tello gibi bir oyuncu bu zamana kadar neden böyle oynamaz, böyle oynasa bu kadar çok puan kaybeder miydik diyor ? Neyse, umarım bundan sonra oynar bu futbolcular,
takımlarını dünkü gibi sırtlarlar.Artık rakiplerin puan kayıplarını bekleyip, kazanmaya devam edeceğiz biz, kredimiz yok denecek kadar az çünkü…
4-1′lik Gb maçından sonra dediğim gibi, tek maçlık performans olmaz umarım bunlar, devamı gelir bu galibiyetlerin ve güzel oyunların…
Onur Erbaş \ Besiktashaber.NET
Biletler tükendi
Şubat 17, 2010 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri
Galatasaray maçının hakemi açıklandı
Şubat 17, 2010 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri
Turkcell Süper Lig`de Beşiktaş ile Galatasaray arasında 21 Şubat Pazar günü yapılacak derbi maçı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu`ndan yapılan açıklamaya göre, derbi maçta Aydınus`un yardımcılıklarını Tarık Ongun ile Aleks Taşçıoğlu yapacak.
BJK İnönü Stadı`nda saat 19.00`da başlayacak dev maçın 4. hakemi ise Aytekin Durmaz olarak açıklandı.
Süper Lig`de 22. hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı.
Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre, haftanın maçlarında görev yapacak hakemler şunlar:
20 Şubat Cumartesi:
14.00 Sivasspor-Manisaspor: Bünyamin Gezer
15.00 Eskişehirspor-Gençlerbirliği: Halis Özkahya
19.00 Trabzonspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Yunus Yıldırım
21 Şubat Pazar:
14.00 Diyarbakırspor-Denizlispor: Cüneyt Çakır
14.00 Ankaragücü-Antalyaspor: Hüseyin Göçek
14.00 Kasımpaşa-Gaziantepspor: Hakan Özkan
19.00 Beşiktaş-Galatasaray: Fırat Aydınus
22 Şubat Pazartesi:
20.00 Fenerbahçe-Bursaspor: Bülent Yıldırım
Biletler satışta
Şubat 17, 2010 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri
Turkcell Süper Lig`de Beşiktaş ile Galatasaray arasında 21 Şubat Pazar günü İnönü Stadı`nda oynanacak derbi maçın biletleri satışa çıkarıldı.
BJK İnönü Stadı`nda saat 19.00`da başlayacak dervi maçta ev sahibi Beşiktaşlı taraftarlara ayrılan biletler bu sabah saat 10.00`dan itibaren tüm Biletix gişeleri, www.biletix.com.tr internet adresinden ve 0216 556 98 00 numaralı Biletix Call Center`dan satışa sunuldu.
Derbi maçın bilet fiyatları şöyle:
VIP Üst B-E: 550 TL
VIP Üst A-F: 450 TL
VIP Alt A-F: 250 TL
VIP Alt B-E: 320 TL
VIP Alt C-D: 400 TL
Dha
Numaralı Orta: 250 TL
Numaralı Kenar: 225 TL
Kapalı Üst: 250 TL
Kapalı Alt: 200 TL
Yeni Açık: 75 TL
Eski Açık: 75 TL
Rakip Takım (Eski Açık): 75 TL
Milli Takım Ve Beşiktaş
Şubat 8, 2010 by OutKast
Kategori: Beşiktaş Makaleleri
Hatırlar mısınız 90’lı yıllarda Beşiktaş’ın yakalamış olduğu müthiş bir takım vardı. Metin Tekin’li, Ali Gültiken’li, Feyyaz Uçar’lı, Atom Karınca Rıza’lı kadro ve o takımın başında yer alan Gordon Milne ile beraber müthiş bir atmosfer yakalamıştı. O takım hem yıllarca şampiyonluklara ve kupalara ambargo koymuş aynı zamanda da Milli takıma birçok oyuncusunu vermişti.
O yıllarda gerçekten hem milli takımda hem de kendi takımlarında oynayan Beşiktaş’lı oyuncular her iki alanda da yüksek performans göstermişlerdir. Bu aşikârdır ancak başarılı geçen yılların ardından o jenerasyonun yeşil sahalardan yavaş yavaş saha dışında fakat yine futbolun içinde görev almasının ardından herkesin fark ettiği bir durum meydana geldi. Beşiktaş’ın milli takıma vermiş olduğu oyuncu sayısında gözle görülür bir düşüş meydana geldi. Hatta bazı dönemlerde Türkiye’nin en önemli kulüplerinden biri olan Beşiktaş milli takıma oyuncu bile veremedi. Hep arka planda kalan siyah beyazlılarda pek fazla bu durumu dile getiren kişi yok denecek kadar az. Belli bir dönem koskoca takımdan sadece şu anki antrenörümüz Tayfur Havutçu milli kadroda yer almıştı.
Bu durum gerçekten acı verici. Çünkü bu takım bunu hiçbir dönemde hak etmemişti. Nedenini tabii araştırmak lazım. Başka çıkarlar mı işin içerisindeydi yoksa gerçekten tercih sebebiyle mi dönemin milli takım kadrosu şekilleniyordu bu tamamen ayrı bir sorudur ancak sakatlık yahut diğer sebeplerin dışında Türkiye’nin lokomotif kulüplerinden biri olan Beşiktaş’ın milli armaya kemikleşmiş oyuncular gönderebilmesi gerekirdi.
Söylediklerim halen geçerlidir. Yani Beşiktaş’ın milli takıma oyuncu gönderememe sıkıntısı halen devam etmektedir. En basit örneğiyle geçen sezonki 2 kupalı şampiyonluk gerçekten gurur vericiydi ancak gelin görün ki bu başarıyı milli takıma verilen oyuncu sayısında görmek imkansız. Ligin en tepesinde yer alıp da milli takıma en az oyuncu gönderen başka bir ülkenin takımı yok denecek kadar azdır kanımca.
Hepimiz biliyoruz ki bir İbrahim Toraman gerçeği vardır. ‘’Milli takımın o kadar maçta yaşamış olduğu defans sıkıntısına oynayabilecek durumda bile olmasına rağmen alınmayan’’ İbrahim bence şuan oynadığı bölgedeki Türk oyuncular içinde en başarılılardandır. Bu konuda o kadar çok yazı yazıldı ancak dönemin teknik direktörü Fatih Terim tarafından net bir ağızla cevap verilmedi. Klasik ihtiyaç olduğunda her Türk oyuncusuna çağrı yapılacaktır tarzında bir açıklama beni tatmin etmemişti. Bu durumu bu hale getiren klasik Sn. Terim’in tercihleridir. O tercihlerdir ki zamanında Tugay Kerimoğlu, Barcelona’da yedek kaldığı dönemlerde Rüştü, hatta Alpay Özalan, Ümit Özat gibi oyuncular kendi takımlarında bile forma şansı bulamadıkları dönemde milli takımda yer alabilme başarısını gösterebilmişlerdir. Bu isimlere yenileri de eklenebilir tabiî ki. Şimdi insanın aklına şöyle bir soru geliyor.’’ Bu kadar kendi takımında forma şansı bulamayan oyuncuya güvenip milli takımın formasını ıslatabilme imkânını vermesine rağmen Fatih Terim niçin Beşiktaş’lı oyunculara karşı görmezlikten gelmekte?
Bunlar gerçektir ancak şu demek değildir ki Beşiktaş her daim milli takıma çok sayıda oyunu gönderecektir. Tabii yeri geldiğinde az oyuncu gönderilir buna hak veririm ancak yıllarca koskoca kulüpte bir en fazla 2 milli oyuncu çıkması sindirilemeyen bir durum.
Neyse sonuçta Milli Takım’da Fatih Terim dönemi biteli uzun süre oldu. Artık önümüze bakmanın zamanı.Milli Takım’ın başına gelecek yeni hocayla birlikte eminim ki adaletli forma dağıtımı yapılacak,haklıya hakkı verilecektir.2012 yılında yapılacak olan şampiyonadaki rakiplerimiz arasında Almanya dışında bize pek sıkıntı yaşatacak takım yok diyebiliriz ama futbol bu ..Ne zaman, ne olacağı hiç belli olmaz.Bundan sonraki milli maçlarda daha fazla Beşiktaş’lı oyuncunun kutsal formayı ıslatabileceği günlerin yakın olduğu kanaatindeyim.Umarım hem Milli Takımımız hem de Beşiktaş kazançlı çıkar.
Doğan DURSUN/Besiktashaber.NET
Bobô manken oldu
Şubat 7, 2010 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri

Tutuk başladığı sezonda sonradan açılan ve 8’i ligde olmak üzere bu sezon resmi maçlarda 10 gole ulaşan Brezilyalı futbolcu, Kartal Yuvası’nın lisanslı ürünlerinin tanıtımı için objektif karşısına geçti.
Dergide “en”leri de sıralanan Bobo, en iyi huyunu “İyi bir insan olduğumu düşünüyorum” diye belirtirken, en kötü huyunu ise biraz daha konuşkan olması gerektiği şeklinde açıkladı.
En büyük başarısını geçen sezonki çifte kupa şampiyonluğu olarak gösteren Brezilyalı futbolcu, en korktuğu şeyi “ölmek”, en beğendiği komedyeni “Recep İvedik”, en beğendiği ülkeleri ise “Brezilya ve Türkiye” olarak sıraladı.
İşte Bobo’nun ‘en’leri!
En iyi huyu: “İyi bir insan olduğumu düşünüyorum” diyor
En kötü huyu: Biraz daha konuşkan olması gerektiğini düşünüyor
En büyük başarısı: Geçtiğimiz sezon çifte şampiyonluk
En heyecanlandığı an: Brezilya’daki ve geçtiğimiz sezonki şampiyonluklar
En korktuğu şey: Ölmek
En hoşlandığı müzik türü: Gospel
En son okuduğu kitap: Guerreiros Baluz
En beğendiği film türü: Hepsi
En beğendiği aktris ve aktör: Angelina Jolie ve Bruce Willis
En beğendiği komedyen: Recep İvedik
En sevdiği yemek: Hepsi
En son tatili: Evde yaptığı tatil
En beğendiği ülke: Brezilya ve Türkiye
Hayatında en değer verdiği şey: Çocukları
Seçici olurken nelere dikkat ediyor: Kaliteye
Kıyafetlerinde nelere dikkat ediyor: Beyaz olmasına
Yakışıklı olduğunu düşünüyor mu: “Sanırım” diyor
En çok neresini beğeniyor: Göbeğini
En beğenmediği yeri: Ayakları
En son ne için ağladı: “Çok zaman oldu, hatırlamıyorum” diyor
En çok ne için dua ediyor: Güçlü olmak için
Batıl inancı: Yok
Uğuru: Yok

Beşiktaş:4-Gençlerbirliği:1
Şubat 6, 2010 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri
BJK İnönü Stadı’ndaki karşılaşmayı Bünyamin Gezer yönetti.
Mücadelenin ilk dakikaları orta saha mücadelesi şeklinde geçerken, Siyah-Beyazlılarımız, rakip kalede baskı kurmaya çalıştı. Takımımız’ın çabaları 33. dakikada sonuç verdi. Sivok, Bobo’dan aldığı pasta topa bekletmeden vurdu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu (1-0). Golden sonraki ataklardan sonuç alamayan Siyah-Beyazlılarımız, soyunma odasına 1-0 üstün gitti.
İkinci devreye temkinli başlayan Siyah-Beyazlılarımız, 52. dakikada Hurşut’un golüne engel olamayınca skor 1-1 oldu. 63. dakikada Nihat Kahveci ve Tello oyundan çıkarken, yerlerine Yusuf Şimşek ve Holosko girdi. 79. dakikada sahneye çıkan Bobo, attığı golle Takımımız’ı 2-1 öne geçirdi. 81. dakikada ise Yusuf Şimşek’in akıl dolu pasında topla ceza sahasında buluşan Holosko, meşin yuvarlağı bir kez daha ağlarla buluşturdu (3-1). 87. dakikada ise sol kanattan korner atışı kullanan Ekibimiz’de topla buluşan Tabata, meşin yuvarlağı köşeye bıraktı ve skoru 4-1′e taşıdı. 88. dakikada Bobo oyundan çıkarken, yerine Nobre oyuna dahil oldu.
Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele 4-1 üstünlüğümüz ile sona erdi.
MAÇIN AYRINTILARI
Stat: BJK İnönü
Hakem: Bünyamin Gezer, Mustafa Emre Eyisoy, Alper Ulusoy, Serkan Çınar (4.)
Beşiktaş: Rüştü Reçber, Ekrem Dağ, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, Sivok, Fink, Ernst, Nihat Kahveci (Dk.63 Yusuf Şimşek), Tabata, Tello (Dk.63 Holosko), Bobo (Dk.88 Nobre).
Yedekler: Ramazan Özcan, İsmail Köybaşı, Yusuf Şimşek, Rıdvan Şimşek, Necip Uysal, Nobre, Holosko.
Teknik Direktör: Mustafa Denizli
Gençlerbirliği: Serdar Kulbilge, Orhan Şam, İlhan Eker, Ivan Radeljic, Aykut Demir, Kerem Şeras, Burhan, Cem Can (Dk.45 Hurşut), Harbuzi (Dk.80 Bilal), Mustafa, Kahe (Dk.67 Sandro)
Yedekler: Ulaş Güler, Bilal Çubukçu, Mahmut Boz, Sandro, Serkan Çalık, Hurşut, Tozo
Teknik Direktör: Thomas Doll
Goller: Sivok (Dk.33), Bobo (Dk.79), Holosko (Dk.81), Tabata (Dk.87)
Hurşut (Dk.52) Gençlerbirliği
Sarı Kartlar: Kerem (Dk.40), Aykut (Dk.59) Gençlerbirliği
1.DEVRE
5. dakikada Fink’in uzaktan sert şutu yandan auta çıktı.
7. dakikada savunma arkasına hareketlenen ve topla ceza sahasında buluşan Nihat Kahveci, üstten aşırtmak istedi. Ancak kaleci Serdar, topu uzaklaştırmayı başardı.
31. dakikada organize gelişen atağımızda top en son Tello’ya geldi. Tello’nun sert şutunda top savunmaya çarparak kornere çıktı.
32. dakikada Ekrem Dağ’ın ortasına Fink iyi yükseldi. Fink’in kafa şutunda top direğin yanından auta çıktı.
33.dakikada sol kanattan gelişen atağımızda ceza sahasına giren Bobo, uygun pozisyondaki Sivok’u gördü. Sivok, gelişine vurdu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturarak Ekibimiz’i 1-0 öne geçirdi.
37. dakikada Nihat Kahveci’nin ceza sahasının biraz gerisinden kullandığı serbest vuruşta Gençlerbirliği kalecisi Serdar, topu güçlükle çelebildi. Top Sivok’un önünde kaldı, ancak rakip savunma Sivok’un meşin yuvarlağı ağlarla buluşturmasına izin vermedi.
39. dakikada sol çaprazdan Tabata serbest atışı orta yaparak değerlendirdi. İyi yükselen İbrahim Toraman’ın kafa şutu direkten döndü, sonrasında Sivok vurdu, ancak meşin yuvarlak auta çıktı.
43. dakikada sol kanattan gelişen atağımızda Ernst, topa güzel vurdu. Ancak rakip kaleci Serdar, parmaklarının ucuyla köşeye giden topu kornere çeldi.
İlk devre 1-0 üstünlüğümüz ile tamamlandı.
2. DEVRE
52. dakikada Gençlerbirliği Hurşut’un golüyle 1-1′lik eşitliği sağladı.
63. dakikada Tello oyundan çıktı Holosko oyuna dahil oldu. Nihat Kahveci ise yerini Yusuf Şimşek’e bıraktı.
69. dakikada Tabata, ceza sahasına doğru sokuldu ve sert vurdu. Kaleci Serdar’dan dönen topa Holosko koştu, ancak rakip savunma tehlikeyi savuşturmayı başardı.
79. dakikada Bobo, topla ceza sahasına girdi ve rakip savunmanın arasından meşin yuvarlağı ağlarla buluşturarak Ekibimiz’i 2-1 öne geçirdi.
81. dakikada Yusuf Şimşek’in akıl dolu pasında topla ceza sahasında buluşan Holosko, meşin yuvarlağı bir kez daha ağlarla buluşturdu (3-1).
87. dakikada sol kanattan korner atışı kullanan Ekibimiz’de topla buluşan Tabata, meşin yuvarlağı köşeye bıraktı ve skoru 4-1′e taşıdı.
88. dakikada Bobo oyundan çıkarken, yerine Nobre oyuna dahil oldu.
Mücadele 4-1 üstünlüğümüzle tamamlandı.
Kartal kupaya veda etti
Ocak 17, 2010 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri
TEKNİK DİREKTÖR: Abdullah Avcı
TEKNİK DİREKTÖR: Msutafa Denizli
8. dakikada Tello, sağ çaprazda kullandığı serbest vuruşta ceza alanı içinde Ernst’e topu bıraktı. Bu futbolcunun yerden sert şutunda, meşin yuvarlak yan filelerde kaldı.
26. dakikada Ernst’in pasında ceza alanı önünde topla buluşan Holosko’nun şutunda, top savunmaya çarparak üstten kornere gitti.
39. dakikada Tello’nun pasında ceza alanı içinde sol çaprazda topla buluşan Bobo’nun güzel vuruşunda, kaleci Hasagiç aynı güzellikte topu kornere tokatladı.
40. dakikada ani gelişen İstanbul Büyükşehir Belediyespor atağında, sağ çaprazda topla ceza alanına giren Ali, yerden sert vurdu, kaleci Ramazan ayağıyla meşin yuvarlağı kornere gönderdi.
41. dakikada Ekrem’in sağdan ortasında altıpasta topla buluşan Holosko’nun kafasından seken topa kaleciden önce Fink müdahale etti. Üst direğe çarpıp oyun alanına dönen topu kaleci Hasagiç kontrol etti.
Mücadelenin ilk yarısı da 0-0 beraberlikle tamamlandı.
47. dakikada sağdan ceza alanına giren İskender kaleci Ramazan ile ceza alanı içinde karşı karşıya kaldı. Bu oyuncunun aşırtmak istediği topa Ramazan yükselerek sahip oldu.
48. dakikada rakip savunmayı az adamla yakalayan Beşiktaş, önemli bir pozisyondan yararlanamadı. Ernst’in pasında sağda ceza alanı önünde müsait durumda topla buluşan Ekrem, kötü bir vuruşla meşin yuvarlağı auta attı.
GOL. 49. dakikada Serhat’ın pasında savunmanın arasında topla buluşan İskender, ceza alanına girer girmez kaleci Ramazan ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda, plase bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-0
Kalan dakikalarında pozisyon olmayan karşılaşmayı İstanbul Büyükşehir Belediyespor, 1-0 kazanırken, Beşiktaş gruptan çıkma şansını yitirdi.
İlk Yarıda Beşiktaş !
Aralık 28, 2009 by OutKast
Kategori: Beşiktaş Makaleleri

Geçen sezonun çifte kupalı şampiyonu bu seneye iyi başlayamadı.Buna etken olarak daha önce de değindiğimiz gibi yanlış transfer politikaları,yönetimsel eksiklik,ve yeni sezondaki sistemin oyunculara bol gelmesi etki etti.Özellikle bu sezonda alınan oyuncuların da verimsizliği ardı ardına beklenmedik sonuçları getirdi.
Oysa lig bitişinde taraftarlarıyla futbolcularıyla, yönetimiyle, teknik ekibiyle bir bütün olmuştu Beşiktaş fakat alınan kötü sonuçlar bir anda rüzgarın ters esmesine sebep oldu. Ligin belli periyodunda ciddi bir performans sergilemese de aldığı sonuçların etkisiyle olumlu bir hava yakaladı Kartal’ım.Şimdi takımdaki oyuncuların performanslarını inceleyerek birlikte bir analiz yapalım.
Rüştü Reçber: Geçen sezonda gelen şampiyonlukta pay sahibidir Rüştü.Bunu inkar edemeyiz ama bu sezon inişli çıkışlı performansı nedeniyle taraftarlardan tepki aldı.Kalitesine,geçmişine yakışmayacak hataları sıkça yaşayarak geçen sezonun etkisinden çıkamadığı gözlemlendi.Son dönemde ardı ardına gelen sakatlıklar futbola konsantre olmasına engel oldu.
Hakan Arıkan: Beşiktaş’ın sakatlıktan yana dertli diğer ismi de Hakan. Rüştü’ye alternatif olarak her zaman kulübede bekleyen görev verildiğinde bazen kötü goller de yese elinden geleni yapan bir isim. Son yaşadığı sakatlık ve iyileşme süreci onun kaleye geçmesine mani oldu. Kısa sürede sahalara dönmesi beklenirken bence sağlık kurulunun özensizliği nedeniyle dönüşü daha da uzadı. Sakatlık belasından kurtulsa formsuz Rüştü’den kaleyi devralır.
Korcan Çelikay: Bu sene kaleden yana sıkıntı yaşayan en büyük takım Beşiktaş. İki as kalecisi sakatlıklarla boğuşurken Bursa maçının yarısında kaleyi devralan Korcan ilk maçında gol yemesine rağmen taraftarın desteğini aldı.Genç olması onun avantajı ve Hakan ve Rüştü ağabeyleri yokken kalede ona çok iş düşeceğe benziyor.Kendisini gösterebilmesi için iyi bir fırsat var elinde.
İbrahim Kaş: İspanya’ya gönderilirken ardına bakarak gitmesine rağmen dönüşü kısa sürdü. Bir sezonluk ayrılığın ardından geldiği eski takımında sağ bek ve orta ikilide görev alması onun çok yönlü bir oyuncu olduğunu belgeledi fakat yaptığı kademe hatalarıyla ah dedirtti çoğu zaman.Hücuma destek vermekte yetersiz kaldı.Hücum yönünü geliştirmeli.Tercihim İspanya’da kendisini kanıtlaması.
İbrahim Toraman : Takımın her zaman askeri. Nerede ne zaman görev verilirse layıkıyla yerine getirmeye çalıştı. İlk yarı boyunca Denizli birçok mevkide denedi İbrahim’i ama bence son maçta sakatlanan Ferrari’nin yerinde bir süre oynar ve Milli Takım’da defansın ortasında denenmesi gereken ve belki de geç kalınan bir isim.
İbrahim Üzülmez: Takımın ağabeyi konumunda. Çarşı’nın taktığı ‘’deli’’ lakabıyla yeri geldiğinde kızılan ve bazen kendisinden beklenmedik performanslar ortaya koyan bir isim. Artık yaşının da etkisiyle eskisi kadar verimli değil. Sezon başında mevkisindeki diğer isim İsmail Köybaşı kendisini zorladı. Belki sezon sonunda ya da en fazla bir sene sonrasında sahalara veda edebilir.
Rıdvan Şimşek: Mustafa Denizli’nin şans vermediği isimlerden. Yaşının genç olması avantajı. Beşiktaş’ın geleceği olarak takıma dahil edildi ama takımdaki tecrübelilerden ve kendisinin yaşadığı sakatlıklardan sonra bir türlü forma giremedi.
Erhan Güven: Takıma sağ bek mevkisine ek kuvvet olarak alındı.Beşiktaş’a gelmesinde ana etken geçen sene Ankaraspor’da ortaya koyduğu etkili oyundu.O da Mustafa Denizli’nin şans tanımadığı isimlerden.Gelecekte kendisinden yararlanılacağı kanaatim.
Matteo Ferrari: Beşiktaş’ın bu seneki en iyi transferi.Gerek profesyonelliği gerek takıma katkısı gerek performansı düşünüldüğünde takımın kötü performansına rağmen ‘’taş gibi ‘’ duruşuyla beğeni kazandı.Takımın az gol yemesindeki en büyük etkenlerden biri.Ligin sonunda yaşadığı sakatlık nedeniyle uzun bir süre yüzünde maskeyle oynaması gerekecek fakat şu bir gerçek :’’Takımın ona ihtiyacı var.’’
İsmail Köybaşı: Takıma gelmesi olay oldu.Ödenen yüksek paraların altında ezileceği söylendi fakat İsmail sergilediği oyunla tüm eleştirmenleri haksız çıkardı ve görevini yaptı.Bence tek eksiği biraz daha savunma yönünü geliştirmesi.Genç yaşı avantajı.Kritik zamanlarda attığı sert ve isabetli şutları tehlikeli.İkinci yarı daha iyi olacaktır.
Tomas Sivok: Geçen sezonki performansından bir şey kaybetmişe benzemiyor. Yeni transfer Ferrari’yle birlikte iyi bir ikili oldu ve defansın ortasında kemikleştiler. Takımın az gol yemesindeki en büyük ikinci etken. Tercihe bağlı olarak defansif orta saha da oynayabilme yeteneği onun takımın jokeri olmasını sağladı.
Erkan Zengin: Adapte sorunu yaşadı ve Denizli’den yeteri derecede şans bulamadı. Erkan 1.5 senedir takımda fakat oynadığı maç sayısı neredeyse yok denecek kadar az. Denizli’nin hazırlık maçlarında bile şans vermediği isimle devre arasında ya da en geç sezon sonunda yollar ayrılacağa benziyor.
Rodrigo Tabata: Takımın 10.5 numarası fakat sergilediği oyunla 0.5 numara bile değil. Transferin son güne bırakılması, yüksek maliyeti ve maçlarda ortaya koyduğu düşük performansı nedeniyle herkesin tepkisine yol açtı. Denizli’nin kendisini son maçlardaki eksikliklere rağmen ilk 11’de düşünmediği açık.Devre arası kiralanması gündemde.
Uğur İnceman: Uzun süredir takımda olmasına rağmen istenen patlamayı yapamaması nedeniyle sıkıntılı. Oynadığı maçlarda verimsiz ve göze hoş gelmeyen oyunu nedeniyle tepki çekti.İlk yarıdaki maçlarda gereksiz yere yaptığı paslarla taraftardan geçer not alamadı.Orta sahadaki alternatiflerinin yabancı olmasının kurbanı.
Matias Delgado: Delgado takımın kötü gidişi nedeniyle ikinci yarıda üstün bir performans beklenen oyuncuların başında. Yaşadığı sakatlık nedeniyle uzun süredir takımdan ayrı olması dezavantajı. Geçmişte oynadığı maçlarda saçbaş yoldurmasına rağmen bu sene Denizli kendisinden verim almakta kararlı gibi görünüyor. Yabancı kontenjanındaki fazlalık nedeniyle yapmış olduğu davranış takdir kazandı. Hazır gelmesi halinde belki kıpırtı olur takım içinde fakat bana göre Delgado bal yapmayan bir arı.
Rodrigo Tello: Geçen sezon gelen şampiyonluğun mimarlarından Tello’da da bu sene gözle görülür bir düşüş söz konusu. Bunda en büyük faktör sanırım sezon başında yapılan transferlere verilen yüksek paralar. Kendisinin takıma katkısı genel manada vasattı ilk yarı. İyi bir Tello gerçekten takıma yararlı olur ama yabancı kontenjanı nedeniyle sıkıntı yaşanabilir.
Yusuf Şimşek: O da takımın etkisizlerinden. İleri uca destek verememesi nedeniyle takım gol atmakta sıkıntı yaşadı. Zor zamanlarda anahtar rolüyle tanınan ve rakip oyuncuların karşısında durmakta zorlandığı Yusuf’un yerinde yeller esiyor. Takımın kötü gidişine o da ayak uydurmuşa benziyor. İkinci yarıda eski Yusuf’tan esintiler görebilir miyiz acaba?
Fabian Ernst: Takımın vazgeçilmezi. Taraftarın ‘’üstün Alman teknolojisi’’ lakabını taktığı Ernst orta sahadaki çalışkanlığıyla tam not aldı. Disiplinli ve ne yaptığını bilen oyunuyla takdir kazanan Ernst tam kısa sürede adına besteler yapılan bir oyuncu. Son maçlarda takımın gol bölgelerinde yaşadığı sıkıntıya da çare olmak isterken ortaya koyduğu performans düşse de ikinci yarı takımın en büyük artısı olacak.
Michael Fink: Mustafa Hoca’nın ilk maçlarda pek şans tanımadığı Fink gösterdiği performansla orta sahada vatandaşı Ernst’le iyi bir ikili oluşturdu. Birbirlerinin açıklarını iyi kapatan iki oyuncuyla birlikte defanstaki Sivok-Ferrari dörtlüsü Denizli’nin vazgeçilmezleri oldular. İkinci yarıda da göstereceği aynı performansıyla orta sahanın iki ismi hazırdır.
Ekrem Dağ: Takımın diğer formsuz isimi. Birden fazla mevkide görev alması onun en büyük artısı ve hızı nedeniyle takımda yer alıyor. Yapmak isteyip de yapamadığı birçok şey var. Bir süre kendisinin her maçta farklı mevkide oynaması taraftarların başını döndürse de iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok. İkinci yarıda kendisinden daha fazla verim alınmalı.
Serdar Özkan: Serdar takımın öz evladı fakat senelerdir oyununun üzerine bir arpa boyu bile koyamaması onu ilk 11’den uzak tutuyor.Manchester United maçında kaçırdığı pozisyon gerçekten onun için bir fırsattı.Bilindik çok koşan fakat etkisiz oyunu taraftarların bir kısmından tepki çekmeye devam ediyor.Denizli’nin ilk tercihleri arasında değil.Bence şansını farklı bir kulüpte değerlendirmeli.
Nihat Kahveci: Takımın diğer öz evladı fakat görüldü ki eski Nihat’tan eser yok.Yaşadığı uzun süreli sakatlıklar ve formsuz geçen sıkıntılı bir sürecin ardından Yıldırım Demirören’in geri dönüş çağrısını yanıtsız bırakmayarak sezon başında alkış aldı ancak bu sakatlıkların etkisinden kurtulamadığı her oynadığı maçta kendisini gösterdi. Sezon başında askerliği,sakatlığı derken kamp dönemini kaçırması gol yollarında etkisiz kıldı Nihat’ı.Denizli’nin ise onu kazanabilmek adına ilk 11 başlatmasında ısrarcı olması taraftarların İnönü’de öz evladına ‘’yuh’’ çekmesine neden oldu.
Mert Nobre: Takımın en pahalı gol atamayan forveti. Son golünü bir sene önce attıktan sonra son maçlarda bir gol atan Nobre’nin düşük performansının nedeni anlaşılamıyor. Takım içinde kaptanlık pazubandını takan ismin böyle bir oyun oynaması yoğun tepki çekiyor. Denizli’nin en kısa sürede ileri uçtaki bu duruma el atması gerekli. Aksi halde ikinci yarıda da taraftarlar çok ah çekeceğe benziyor.
Rogerio Bobo: Gidecek mi, kalacak mı tartışmaları sezon başında çok yapıldı O’nun için. Kafasını transfere vermesi nedeniyle sıkıntılı bir süreç yaşadı. Bobo’nun yapısında sezona hızlı başlamak yoktur,geç açılır ve son maçlara doğru gollerini atmaya başladı ve şuan takımın 6 golle en fazla gol atan oyuncusu.Gol sayısını arttırması gerek en kısa sürede.İyi bir Bobo’nun takıma katkısı tartışılmaz.
Filip Holosko: Yaşadığı sakatlık büyük bir sıkıntı oldu onun için. Şampiyonluğun geldiği bir sezonun ardından Holosko’dan iyi bir performans bekleniyordu fakat sakatlık belası yakasını bırakmadı. Şuan ki gol sıkıntısına çare olabilirdi. Kısa sürede tekrar sahalara dönmesi kendisi adına tek temenni.
Batuhan Karadeniz: Takımın gol yollarında yaşadığı sıkıntılar ve sakatlıklardan sonra Batuhan’a iyi bir fırsat doğmuştu fakat ihtiyaç anında bir bakıldı ki Batuhan kayıplarda. Aldığı kilolar nedeniyle eleştirilen ve sahada değil saha dışında çok fazla konuşulan Batuhan’ın Mustafa Denizli’yle de yıldızı barışmadı. Deplasmandaki Manchester United maçında oyuna girdikten kısa süre sonra gördüğü sarı kart bu takımda daha oynayamayacağının göstergesi. Çalışmalı, çalışmalı ve sadece çalışmalı.
Sonuç: Beşiktaş çok zor gol yiyen bir takım. Lig standartlarında Beşiktaş’a gol atabilecek bir takım yok denecek kadar az diyebiliriz fakat hepimizin de bildiği bir gerçek var ki ‘’maçlar gol atılmadan kazanılmaz.’’Anlam veremediğim nokta şu ki : Yıllardır Türk futboluna damga vurmuş bir teknik direktör olan Mustafa Denizli’nin ortaya çıkardığı ‘’hücum futbolu ve yediğinden fazlasını atarsan kazanırsın’’ mantığının geldiği son noktadır. Özellikle Beşiktaş’taki oyun anlayışı bu tarzının çok değiştiğinin bir göstergesi. Sözün kısası umarım Beşiktaş’ın gol sorununa çözüm ikinci yarıda bulunur ve bu çözüm takımın gol yememe alışkanlığını kaybetmesine neden olmaz.
Doğan DURSUN/Besiktashaber.NET
Beşiktaş:2-Bursaspor:3
Aralık 19, 2009 by Cagla
Kategori: Beşiktaş Haberleri
MAÇIN AYRINTILARI
Stat: BJK İnönü Stadı
Hakemler: Tolga Özkalfa, Serkan Gençerler, Alper Ulusoy, Erbay Aldemir (4. Hakem)
Beşiktaş: Rüştü (Dk. 43 Korcan Çelikay), İbrahim Üzülmez, Ferrari (Dk. 76 Yusuf), Sivok, İbrahim Toraman, Ekrem Dağ, Fink, Ernst, Tello, Nihat (Dk. 46 Nobre), Bobo
Yedekler: Korcan Çelikay, İsmail, Yusuf, Uğur, Tabata, Serdar Özkan, Nobre
Teknik Direktör: Mustafa Denizli
Bursaspor: Ivankov, Mustafa Keçeli, Zapotocny, İbrahim, Ali Tandoğan, Ozan İpek, Hüseyin, Bekir (Dk. 77 Veli), Volkan Şen (Dk. 46 Turgay), Ergiç, Sercan (Dk. 84 Ömer)
Yedekler: Yavuz, Veli, Turgay, Krita, Ömer, Tuna, Batalla
Teknik Direktör: Ertuğrul Sağlam
Goller: Ozan İpek (Dk. 20), Nobre (Dk. 57), Bobo (Dk. 62 P.), Ergic (Dk. 86), Zapotocny (Dk. 90)
Sarı Kartlar: Ozan İpek (Dk. 5), Fabian Ernst (Dk. 23), Hüseyin (Dk. 28), Sercan Yıldırım (Dk. 63), Nobre (Dk. 90), İbrahim Üzülmez (Dk. 90)
1. DEVRE
9. dakikada Sivok ceza sahasının arkasına uzun bir top gönderdi ancak Ivankov topa Bobo’dan önce müdahale ederek pozisyonu önledi.
15. dakikada kullanılan köşe vuruşunda ceza sahası dışına çıkan topa Volkan Şen sert vurdu fakat top auta gitti.
19. dakikada Sercan sol kanattan konta atağa çıktı ancak Ernst rakibine kaya
20. dakikada Volkan sağ taraftan çizgiye doğru inerek orta yaptı. Arka direkte boş bekleyen Ozan İpek’in kafa vuruşuyla Bursaspor 1-0 öne geçti.
21. dakikada İbrahim Toraman’ın ortasında Bobo kafayı vurdu ancak Ivankov topu kornere gönderdi.
22. dakikada Fink ceza sahası dışından sert vurdu. Kaleci Ivankov bu topu da kornere çeldi.
35. dakikada Sercan sağ kanattan kontra atağa çıktı. Rüştü’yle karşı karşıya kalan genç futbolcu çalım almaya kalkınca pozisyonunu kaybetti.
45. dakikada Bobo ceza sahasında topla buluştu. Brezilyalı futbolcumuz açısını kaybedince topu dışarıdaki Fink’e çıkardı. Fink istediği gibi vuramayınca Bursaspor defansı topu uzaklaştırdı.
45. dakikada Nihat’ın kullandığı serbest vuruş üstten auta gitti.
2. DEVRE
46. dakikada Bursaspor, Sercan’la gole yaklaştı. Orta sahadan aldığı topla hızla ceza sahasına gelen Sercan’ı kontrol eden Ferrari kayıp düşünce Sercan, Sivok’u çalımlayarak kaleci Korcan’la karşı karşıya kaldı. Genç futbolcunun plasesi direğin dibinden auta gitti.
54. dakikada Ekrem’in yaptığı ortaya Turgay kafayla müdahale etti. Ters vuruşta top az farkla dışarı gitti.
57. dakikada Ekrem’in yaptığı ortaya Nobre iyi yükseldi ve topu kafayla Bursaspor filelerine göndererek skoru eşitledi (1-1).
62. dakikada Zapotocny, İbrahim Toraman’ı ceza sahası içinde yere düşürünce maçın hakemi Tolga Özkalfa penaltı noktasını gösterdi. Penaltıyı kullanan Bobo kaleciyle topu ayrı köşelere göndererek Siyah Beyazlılarımız’ı 2-1 öne geçiren golü attı.
68. dakikada Bursaspor’un kullandığı serbest vuruşta Hüseyin’in altı pasta topa kafayla vurdu ancak pozisyon autla sonuçlandı.
76. dakikada İbrahim Üzülmez soldan çalımlarla çizgiye inerek içeri ortaladı. Bobo gelişine vurdu ancak top dışarı gitti.
79. dakikada Ekrem sağdan içeri ortaladı ancak Ivankov uzanarak topa sahip oldu.
80. dakikada Sercan sol çaprazdan içeri girerek kaleciyle karşı karşıya kaldı. Korcan kalesini terk ederek Sercan’ın pozisyonunu bozdu, boşta kalan topu savunmamız uzaklaştırdı.
86. dakikada Buraspor defansının gönderdiği uzun topu Ömer içeri kesti ceza sahası girişinde kaleciyle karşı karşıya kalan Ergiç sert vurdu oyuna eşitlik geldi (2-2).
90. dakikada sol kanattan yapılan ortaya Zapotocny yakın direkte kafayı vurdu ve Bursaspor 3-2 öne geçti.

